in

Düşünen Adamın Hikayesi

dusunen adamin hikayesi

Bakırköy Profesör Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, halk arasındaki adıyla “Akıl Hastanesi”nin bahçesindeki meşhur Düşünen Adam heykelini bilmeyen yoktur. Rodin’in bu meşhur heykelinin Bakırköy’deki kopyasını – bir eli hariç- yapan isim, şu anda kabri Bakırköy Mezarlığı’nda bulunan, ressam ve heykeltraş Kemal Künmat‘tır. Heykelin hikayesi ise şu şekilde gelişmiştir:

Dr. Fahri Celâl Göktulga’nın başhekimliği döneminde (1945-1960) hastanede birtakım çevre düzenlemesi çalışmaları yapılır. Bununla birlikte Göktulga, hastane bahçesine, hastanenin adı ve kimliğine yakışır büyük bir heykelin yapılmasını ister. Göktulga, bir dergide fotoğrafını gördüğü Düşünen Adam heykelinin hastane için sembol olabileceğini düşünür.

İki aşamada tamamlanan heykelin yapımına 1951’de, Kemal Künmat tarafından başlanmıştır. 1932 yılında hastaneye yatan Kemal Künmat, hastanede kaldığı sürece tuvallerini, boyalarını yanından ayırmamış ve hastanede asılı olan ‘Hekimbaşı İbni Sina’ tablosunu da yapmıştır. Bakırköylü ünlü ressam ve heykeltıraş Kemal Künmat, bir Rodin hayranıdır. Fransız heykeltıraşın dünyaca ünlü bu eserinin bir kopyasını yapmak için büyük bir titizlik ve özveri içinde çalışmaya koyulur.

Bakırköy’ün yakınlarındaki taş ocaklarından getirilen yekpare devasa kireçtaşı kütlesi, bahçedeki havuzun başına yerleştirilir. Bu taşın nakliyesi için Zeytinburnu’ndaki askeri birlikten yardım sağlanır. İş tulumunu giyen Kemal Künmat, heykelin yapımı için birkaç ay çalışır. Sonunda, heykelin bütünü bitmiş yalnızca yontup ortaya çıkartılacak bir sağ kol ve el kalmıştır. Ancak Kemal Künmat, bu kadar emeğin karşılığında ücret talep eder ve istediği astronomik rakamın hastane yönetimi tarafından karşılanamaması üzerine heykeli bir eli bitirilmemiş haliyle bırakarak hastaneden ayrılır.

Bunun üzerine dönemin başhekim muavini Dr. Faruk Bey, hasta kabul memuruna direktif verir ve hastalar arasında eli heykeltraşlığa yatkın olan biri aranır. Aradan aylar geçtikten sonra, muhafaza ve tedavisi için gönderilen bir subay olan Mehmet Pişdar resim ve heykelle hobi olarak ilgilendiğini söyler. Mehmet Pişdar, çalışmayı tamamlamak için kolları sıvar ve 41 gün çalıştıktan sonra heykel tamamlanarak 4 Aralık 1951’de törenle açılışı yapılır.

Ne Düşünüyorsun ?

Yazar Sultan

Bir cevap yazın

GIPHY App Key not set. Please check settings

Seyahatte Cilt Güzelliği Tüyoları